Header Ads

Önizleme

'Irkçılık yapan bizden değildir'

Sual: (Irkçılık yapan bizden değildir) hadisine göre ırkçılık küfür müdür?
CEVAP
Irkçılığın yapılış şekli önemlidir. Irkını dininden üstün tutarsa mesela, (Dinsiz bir Türk, Müslüman olan bir Yunan’dan, İngiliz’den veya Ermeni’den daha üstündür) deniyorsa küfür olur, çünkü Müslümanlık kötülenmiş oluyor.

Bir insanın, kendi kavmini, ırkını sevmesi küfür olmaz. Türk Türk'ü, Kürt Kürt'ü, Alman Alman'ı daha çok sevebilir. Bu, insanın kendi Müslüman akrabalarını, hemşerilerini daha fazla sevmesine benzer. Sevmek ayrı, (Benim ırkımdaki kâfir de olsa, başka ırktan olan Müslümandan daha üstündür) demek ayrıdır. Sevmeyi ırkçılık olarak kabul etmemelidir. Müslüman Türk’ün tarihteki kahramanlıklarını okuyunca göğsümüz kabarıyor. Yine Müslüman bir hemşerimizle karşılaşınca da sevinmesi ırkçılık değildir. Kendi ırkını dinimizin üstünde tutmak, kendi milletinden olan gayrimüslimi başka milletten olan Müslümandan üstün tutmak, ırkçılık olur.

Devir ve iskat
Sual: Devir ve iskat yoluyla kılınmayan namazlar affediliyorsa, namaz kılmaya ve başka ibadete ne gerek var? O zaman bir kâfir veya hiç ibadet etmeyen bir Müslüman da, iskatla Cennete gider.
CEVAP
Devir ve iskat, kâfirler ve hiç namaz kılmayanlar için değildir. Namaz kılmayan kimsenin zaten imanla ölmesi, imanını muhafaza etmesi çok zordur. Devir ve iskat, namaz kılan ve diğer ibadetleri yapan Müslümanlar için yapılır. Mesela bir kimse tevbe etmiş, namaza başlamıştır, fakat kaza namazları bitmeden ölmüşse, bunların affı için devir ve iskat yapılır, Allahü teâlâya yalvarılır. Yine de affedileceği kesin değildir. Bunun gibi, bir kimse, bütün namazlarını kılmıştır, ama bazı şartlarını bilmediği için, namazlarında eksiklikler olabilir, sahih olmamış olan namazları olabilir. İşte bunların affı için de, devir ve iskat yapılır. Kıldığımız namazların, tuttuğumuz oruçların kesin olarak kabul olduğunu bilmediğimiz gibi, devir ve iskatla da, bunların affedilip affedilmediği bilinemez. Allahü teâlâ ile pazarlığa girişemeyiz. Bizim vazifemiz, dinin bildirdiğini yapmaktır.

Ezan okurken
Sual: Evde bir veya birkaç kişi için okunan ezanda da, elleri kulaklara koymak gerekiyor mu? Bazıları tek eli kulağa koyuyor, bazıları hiç koymuyor. S. Ebediyye’de (Elleri kulaklara koymak, sesin çoğalmasının sünnetidir) deniyor. Evde okurken de elleri kulaklara koymak gerekmiyor mu?
CEVAP
Bu suali de, merhum hocamıza sormuştuk. Evde sessizce ezan okurken de, elleri kulaklara koymak gerektiğini bildirmişlerdi. İki eli de koymalıdır.

Taş yüzük
Yüzük olacak bir taş, sert hâlini bırakır,
Kırılıp yontulmayı elbette göze alır.
 
Önizleme

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam11@gmail.com mail adresine gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaşam ve İnsanlar Din