Header Ads

Önizleme

Özgürlüğü kısıtlamak

Sual: İçkinin bazı yerlerde içilmemesi, özgürlüğü kısıtlamak mı oluyor? Bazı yazar ve çizerlerin (Özgürlükler kısıtlandı) demelerinin mantıkî bir yönü var mıdır?
CEVAP
Özgürlüğün kısıtlandığını söyleyenler, ya özgürlüğün ne olduğunu bilmiyorlar veya kasıtlı konuşuyorlar. (Özgürlük, hiçbir kurala bağlı olmadan istediğini yapabilmektir) diyorlar.

İnsaflı olanları ise, (Özgürlük, başkalarına zarar vermeden dilediğini yapabilmektir) diyor. Aklıselim sahipleri için bu tarif de eksiktir. Özgürlük, başıboşluk demek değildir. Özgürlük, sadece başkalarına değil, kendine ve kendi malına da zarar vermeden, kuralları çiğnemeden dilediğini yapabilme serbestliğidir.

Bir kimsenin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bitmelidir. Bitmezse anarşi olur.

Milletin zararına olan işlerde özgürlüğe izin vermek çok yanlış değil mi? Birkaç örnek verelim:

1- Bir şoförün, sarhoşken araç kullanarak veya kafası dumanlı olduğu için sol yola saparak gelen araçlarla çarpışması, kazalara sebep olması özgürlük müdür, millete zarar mıdır? Bu zararları önlemek millete hizmet midir, yoksa özgürlükleri kısıtlamak mıdır?

2- Bir arabayla son hızla giderek kaza yapmak özgürlük müdür, topluma zarar mıdır? Radarla hız kontrolü yaparak ceza vermek, hizmet midir, yoksa özgürlükleri kısıtlamak mıdır?

3- Sokaklara, caddelere pislemek, özgürlük müdür, topluma sıkıntı vermek midir? Bunu önlemek hizmet midir, yoksa özgürlükleri kısıtlamak mıdır?

4- Bir astımlının yanında sigara içip onu astım krizine sokmak özgürlük müdür, yoksa o şahsa eziyet midir? Bunu önleyici tedbir almak özgürlüğü kısıtlamak mıdır?

5- Sahte diplomalı bir doktorun, yanlış ameliyat yaparak hastalarını sakat bırakması veya ölümlerine sebep olması özgürlük müdür? Bunu önlemek özgürlüğü kısıtlamak mıdır?

6- Tuttuğu takım yenince veya bayram kutluyorum diyerek sokaklarda sağa sola silah atmak, bağırıp çağırmak veya başkalarının arabalarının camlarını kırmak, dükkânlara zarar vermek özgürlük müdür yoksa vatandaşa zarar mıdır? Polisin zararları önleme çalışması özgürlükleri kısıtlamak mıdır?

7- Geceleri sarhoş olup veya özgürlük uğruna komşunun duvarına vurup onu uykusundan uyandırmak veya kiracı olduğu evi kırıp dökmek özgürlük müdür?

Bir kimsenin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bitmelidir. Bitmezse anarşi olur. O hâlde özgürlükleri ihlal ve istismar etmemelidir.

İbadetlerde mezhep taklidi
Sual: (Gusül, abdest ve namaz gibi ibadetlerde aynı mezhebe uymak şart değil; bir kişi guslü Şâfiî’ye, abdesti Mâlikî’ye göre alabilir, namazı Hanefî’ye göre kılabilir) deniyor. Doğru mu?
CEVAP
Hayır, doğru değildir, çünkü bu üçü, birbirine bağlıdır. Oruç, zekât, hac gibi farklı ibadetler değildir. Bunu bir örnekle açıklayalım: Bir kimse, Şâfiî’ye göre gusletse yani ağzını burnunu yıkamak farz olmadığı için, buraları yıkamasa, namaz abdestini Hanefî’ye göre alsa, mesela niyet etmese yahut abdestten sonra bir kadına dokunsa, bu kimse namazını Hanefî’ye göre kılsa da caiz olmaz, Şâfiî’ye göre de kılsa caiz olmaz. Hanefî’ye göre guslü sahih olmadığı için caiz olmuyor, Şâfiî’ye göre de abdesti olmadığı için caiz olmuyor. Diş dolgusu olanın da, Şâfiî’ye veya Mâlikî’ye göre gusledince, abdest ve namazının da, bu mezhebe uygun olması gerekir. Uygun olmazsa, namazı sahih olmaz.

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Bir Hanefî, niyet etmeden aldığı abdestle öğleyi kılsa, caiz olur. İkindi vakti Şafii olup ikindiyi kılsa, sahih olmaz. Niyet ederek tekrar abdest alması gerekir. Dinî bir ihtiyaç olmadan, dünya işleri için mezhebini değiştiren, dinini oyuncak yapmış olur. Cezalandırılması gerekir, imansız ölmesinden korkulur. (Faideli Bilgiler)

Oruç, zekât, hac gibi farklı ibadetleri de, bir harac olmadan farklı mezheplere göre yapmak doğru olmaz. Bir harac, yani sıkıntı varsa caiz olur. Mesela Şâfiîler, zekât verecek üç sınıf insanı bulamayınca Hanefî’yi taklit ederek verebilirler. Sadaka-i fıtır verirken buğday bulması zorsa, Hanefî’yi taklit ederek altınla verebilir.

Herkes eceliyle ölür
Sual: (Ecelin benim elimden olacak) demek caiz midir?
CEVAP
Ecel, takdir edilen ölüm zamanı demektir. Başkası tarafından öldürülen de, intihar eden de, yani herkes eceliyle ölür. (Ecelin benim elimden olacak) sözünü, (Ölümüne ben sebep olacağım, bir engel çıkmazsa seni ben öldüreceğim) anlamında söylemek caizdir, fakat (Ölüm zamanını ben belirlerim) anlamında söylemek caiz olmaz.

Diş doldurunca
Sual: Dolgu yaptırdıktan sonra, gusül gerekene kadar Maliki’yi taklit etmek yine gerekir mi?
CEVAP
Cünüp olana kadar taklit etmek gerekmez.
Önizleme

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam11@gmail.com mail adresine gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaşam ve İnsanlar Din