Header Ads

Önizleme

Göründükleri kadar sert değiller

REKLAM Önizleme
Göründükleri kadar sert değiller
Biyolojik yapıları nedeniyle acıyı hissetme yetenekleri olmadığı düşünülen yengeçlerin, aslında acıya karşı duyarlı olduğu anlaşıldı. Kıyılarda rastlanan yengeç türlerini inceleyen bilim insanları, kabuklarına küçük elektroşoklar verilen canlıların davranışlarının değiştiğini tespit etti.

Bilim dünyası 2012’de sayısız keşif yaptı. Bunlar arasında birçok yeni canlı türü var. Ancak bu yeni canlı türlerinden bazıları sahip oldukları tuhaf özelliklerle diğerlerinden ayrılıyor.

Avrupalı bilim insanları, acıya karşı direnç gösterdiği düşünülen yengeçlerin aslında göründükleri kadar sert olmadığını keşfetti. Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta bulunan Queen’s Biyolojik Bilimler Okulu’ndan Profesör Bob Elwood ve Barry Magee, yengeçlerin düşük elektrik akımlarına tepki gösterdiğini ortaya koydu.

Journal of Experimental Biology dergisinde yer alan araştırmada, yengeçlerin acı verecek etkenlere karşı nasıl davranışlar gösterdiği gözlemlendi. Elwood, geçmişte büyük karides ve keşiş yengeci üzerinde başlattığı çalışma kapsamında, acı ile refleks olarak beliren hareketleri birbirinden ayırmaya çalıştı.

Elwood, “Acı ile nosisepsiyon olarak bilinen refleks davranışını ayırt etmek için çok dikkatli deneyler yürüttük. Acının fonksiyonu, gelecekte acının kaynağını engellemeye yardım etmektir. Nosisepsiyon ise anında koruma için refleks oluşturur ama uzun dönemli davranışta değişime neden olmaz” dedi.

ScienceDaily sitesine açıklama yapan Elwood, “Nosisepsiyon, görsel olarak tüm hayvanlarda yer alır ancak acının karşılığı değildir. Bu yüzden, yengeçlerin acıyı hissedip hissetmediği uzun süre tartışmalara neden oldu” dedi.

ELEKTROŞOKLU YÖNTEM
Elwood, yaptıkları deneylerde yengeçlerin sahip oldukları kabukla elektroşoklara karşı koymak istediklerini belirtti. Elwood, “Yengeçler, kayaların altı gibi karanlık sığınakları avcılardan saklanmakta kullanır. Yaptığımız deneyde, yengecin kabuğuyla elektrik akımına maruz kalması halinde, kayanın altında saklanmaktan vazgeçip vazgeçmeyeceğine baktık” dedi.

Deneyde, 90 yengeç, sığınak olarak kullanabilecekleri iki karanlık bölmesi olan bir su tankına kondu. Yengeçlerden bazıları, seçtikleri sığınak nedeniyle elektroşoka maruz kaldı. Ardından tankın dışında bir süre dinlendirilen yengeçler, tekrar tanka kondu. Yengeçlerin birçoğu güvenli olduklarını bildiği ilk sığınaklarına giderken, elektroşoka maruz kalanlara yine akım verildi. Yengeçler, üçüncü kez tanka konulduklarında, elektroşok verilmeyenler her zamanki sığınağını tercih etti, akım verilenler ise ilk tercihlerini değiştirdi ve diğer sığınağa yöneldi.

Elwood, “Yengeçler, iki defa şok verilince eski sığınaklarını değiştirdiler. Bu yengeçler, acının kaynağı olan sığınağı gözden çıkardı” dedi.

ARAŞTIRMALAR DERİNLEŞMELİ
Elwood, elde ettikleri sonucun ardından, kabuklu canlıların gıda sektöründe nasıl kullanıldığını daha iyi araştırmaları gerektiğini söyledi: “Milyarlarca kabuklu canlı ya yakalanıyor, ya da balık çiftliklerinde yetiştiriliyor. Memelilere kıyasla, acıya dayanıklı olduğu düşünülen bu canlılara hiç dikkat edilmeden avlanıyorlar” dedi.

Kabuklu canlılara nasıl davranıldığı konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Elwood, aksi takdirde büyük sorunlar yaşayabileceklerini vurguladı: “Felsefi kapsamda, bir hayvanın acı çektiğini kesin olarak gösteremeyiz. Öte yandan, acı çektikleri halde neler beklememiz gerektiği konusunda çeşitli kriterler var. Yaptığımız araştırmalar bu canlıların acı çektiğini gösteriyor ve onların iyiliği için dikkatli davranmalıyız” dedi.

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam2@gmail.com mail adresine gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.