Header Ads

Önizleme

ELVEDÂ YÂ ŞEHR-İ RAMAZÂN 18

REKLAM Önizleme




Gülbahçesinden...
Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Mallarınızı zekât ile koruyunuz, hastalıklarınızı sadaka ile tedâvî ediniz. Belâ dalgasını duâ ve niyâz ile karşılayınız.)  [Türkiye Gazetesi Rehber Ansiklopedisi]


Kâinatın Efendisi Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem"
MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN  FAZÎLETLERİ

Muhammed aleyhisselâmın fazîletlerini bildiren yüzlerce kitap vardır. Fazîlet, üstünlük demektir.

Üstünlüklerinden seksenaltı adedi aşağıda bildirilmiştir:

19-Her Peygamberin sağ eli üstünde nübüvvet mührü vardı. Muhammed aleyhisselâmın ise, sol kürekteki deri üzerinde, kalbi hizâsında idi. Cebrâîl aleyhisselâm kalbini yıkayıp, göğsünü kapadığı zaman, Cennetten getirdiği mühr ile sırtını mührlemişti.

20-Önünden gördüğü gibi, arkasından da görürdü.

21-Aydınlıkta gördüğü gibi, karanlıkta da görürdü.

22-Sevr [öküz] burcunun yanında bulunan (Süreyyâ) denilen yıldız kümesindeki yedi yıldızı gözleriyle görüp sayısını bildirmişti. Bu yıldız kümesine Pervin ve Ülker de denilmektedir.

23-Tükrüğü acı suları tatlı yaptı. Hastalara şifâ verdi. Bebeklere süt gibi gıdâ oldu.

24-Gözleri uyurken, mübârek kalbi uyanık olurdu. Bütün Peygamberler de böyle idi.

25-Ömründe hiç esnemedi. Bütün Peygamberler de böyle idi.

26-Teri gül gibi güzel kokardı. Bir fakir kimse, kızını evlendirirken, kendisinden yardım istemişti. O ânda verecek şeyi yoktu. Küçük bir şişeye terinden koydurup verdi. O kız, yüzüne, başına sürünce, evi misk gibi kokardı. Evi (güzel kokulu ev) adı ile meşhûr oldu.

27-Orta boylu olduğu hâlde, uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü. --devamı var- 
[Herkese Lazım Olan Îmân]


Huzur Damlaları...
İmâm-ı Rabbânî hazretleri (kuddise sirruh) buyurdu ki, (Malı zarardan korumanın ilâcı, zekât vermektir.) [Evliyalar Ansiklopedisi] 
Büyükler buyuruyor ki:
Hadis-i şerifte 
(Kişi kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe kâmil iman sahibi olamaz) buyuruldu. Din kardeşine her şeyin en iyisini vermelidir, mesela zekat verirken defolu maldan değil, en iyisinden verecek...


Fıkıh Bilgileri...
ZEKAT KİMLERE VERİLİR?
Zekâtın farzı birdir. Bu da niyet etmektir. Niyet kalb ile olur. Malın zekâtını ayırırken veya müslüman fakire verirken (Allah rızâsı için, zekat vereceğim) diye niyet etmek, kalbden geçirmektir. 
(Tahtâvî)
Dört çeşit malın zekatı vardır. Bu mallar altın ve gümüş, ticâret eşyâsı, hayvanlar ve toprak mahsulleridir. (İbni Âbidîn)
Zekat şu yedi sınıfa verilir: Fakir, miskîn (bir günlük nafakasından fazla bir şeyi olmayan müslüman), âmil (zekât toplayan memur), mükâtep (efendisinden kendisini satın alıp, borcunu ödeyince âzâd olacak köle), münkatı' (hac ve cihâd yolunda olup muhtaç kalanlar), medyûn (borcu olan ve ödeyemeyen müslüman), ibn-üs-sebîl (kendi memleketinde zengin ise de, bulunduğu yerde yanında mal kalmamış olan ve çok alacağı varsa da alamayıp muhtaç kalan). (İbni Hümâm)

Zekat kimlere verilmez?
Bir kimse; anasına, babasına, dedelerine, büyük annelerine, evlâtlarına, torunlarına, hanımına ve kâfire zekât veremez. Fakir olmak şartı ile bir kimse; gelinine, dâmadına, kayınvâlidesine, kayınpederine, kayınbirâderine, üvey çocuğuna zekât verebilir. Fakir olan hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekât vermek daha çok sevap olur. [Türkiye Gazetesi Rehber Ansiklopedisi]


Menkıbeler...
Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri (rahmetullahi aleyh) yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu: "Zekât olarak dayın Sırrî-yi Sekâtî'ye birkaç gümüş göndermiştim, almamış. Kıymetli ömrümü, Allah adamlarının, beğenip almadığı gümüşler için geçirmiş olduğuma ağlıyorum." dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; "Babacığım, parayı ver ben götüreyim." deyip dayısının evine gitti. Kapıyı çaldı. Dayısı, kim olduğunu sorunca; "Ben Cüneyd'im dayıcığım. Kapıyı aç ve babamın zekâtı olan bu gümüşleri al!" dedi. Dayısı; "Almam!" deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; "Adl edip babama emreden ve ihsân edip, seni serbest bırakan Allahü teâlâ için al!" dedi. Dayısı; "Allahü teâlâ babana ne emretti ve bana ne ihsân etti?" dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; "Babamı zengin yapıp, zekât vermesini emretmekle adâlet eyledi. Seni de fakir yapıp, zekâtı kabûl etmek ve etmemek arasında serbest bırakmakla ihsân eyledi." dedi. Bu söz Sırrî-yi Sekatî'nin çok hoşuna gidip; "Oğlum! Gümüşleri kabûl etmeden önce seni kabûl ettim." dedi ve kapıyı açıp parayı aldı. [Evliyalar Ansiklopedisi]


İstanbul için İmsak ve İftar vakitleri...
(18 Ramazân 1430 - 7 Eylül 2009 Pazartesi)
İmsak: 04.44    İftar: 19.37
Not: İmsak vakti, oruca başlama zamanıdır. Sabah namazı imsaktan 15 dakika sonra kılınabilir. Diğer şehirler ve ülkeler için: www.turktakvim.com - www.namazvakti.com  

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam11@gmail.com mail adresine gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.